6 Ocak 2010 Çarşamba

zeloşumun mekik böreği

malzemeler: 1 çay bardagı ılık su


1 cay bardagı yogurt

1 çay bardagı yonca sıvıyag

2 yumurta sarısı

1 paket sinangil kabartma tozu

aldıgı kadar sinangil un.



acarken kullanılacak malzeme:yarım paket erıtılmıs margarın ve bır mıktar nısasta



yapılısı:hamur normal yumusaklıkta yogrulur.ıkı esıt parcaya bolunur. ılk parca ınce yufka seklınde acılır.acarken sadece nısasta kullanılır.actıktan sonra uzerı erıtılmıs margarın ıle yaglanır.

ikinci parca hamurda aynen ılkı gıbı acılır acınca yaglanan ılk parcanın uztuıne bırakılır kalan yag ıle o hamurda yaglanır.



ust uste gelen bu hamur sıkı bır rulo seklınde sarılır.kıvrılır ve bıraz dınlenmeye bırakılır.

istenılırse bu sekılde buzluga atılır ıstenıldıgı zaman cıkarılıp kullanılır. dınlenen hamur kıvrımından acılır ıkı parmak kalınlıgında kesılır.kseık tarafı yukarıya getırılır hafıfce basılır içine koy peynırı bırakılır ve kapatılır . yaglanmıs tepsıye dızılır 180 drecede pısırılır.




aşure yapılışı

Akşamdan buğday , fasulye , nohut ayıklanır,yıkanır.Hepsi ayrı kaplara üzerlerini 2 parmak boyu geçecek kadar ılık su ile ıslatılıp sabaha kadar bekletilir.


Buğday , pirinç, portakal kabuğu birlikte haşlanır.
Nohut ve fasulye de ayrı ayrı haşlanıp tencereye atılır.

Birlikte bir süre daha kaynatılır(isteğe göre, az pişmiş mi seversiniz, çok pişmiş mi). Kaynatma işlemi arasın da ; üzüm,incir,kayısı, ,sakız,çam fıstığı,kuş üzümü, şeker,erik kurusu ilave edilip sık sık karıştırılır.

İstenilen kıvama gelmek üzere iken için;, gülsuyu,vanilya,karanfil,ceviz içi , konup

10 dakika daha kaynatılıp ateşten alınır.

Kâselere boşaltılıp,aşurenin üzeri ceviz, fındık,Hindistan cevizi,tozantep fıstığı,nar taneleri,tarçın,yeni bahar ile süslenir
 
YUKARDAKİ TARİFE GÖRE AŞUREDE KULLANILACAK MALZEMELER-3 Su bardağı aşurelik buğday 2-3 avuç ceviz içi


-Yarım su bardağı pirinç 2-3 avuç fındık içi

-yarım su bardağı fasulye 3 çorba kaşığı toz antep fıstığı

-yarım su bardağı nohut 1 tane mesteki sakızı

-3su bardağı kuru üzüm 5-6 su bardağı toz şeker

-5-6 tane doğranmış incir azıcık yeni bahar

-2-3 dilim doğranmış portakal kabuğu azıcık toz tarçın

-10 tane kayısı azıcık toz karanfil

-10 tane kuru erik 2 çorba kaşığı Hindistan cevizi

-1 paket vanilya bir avuç nar tanesi



aşurenin tarihçesi

İnsanların beslenme alışkanlıkları; yaşadıkları zaman, yer, coğrafi koşullar, ekonomik durum ve dini inanış gibi bazı nedenlerden etkilenmektedir.


Aşure bir yemek değil bir tatlı çeşidi dir.

Aşure kelimesinin aslı “âşûrâ”dır.

Kameri takvimine göre kurban bayramından sonraki ay ilki olan muharrem ayının onuncu günüdür



2007 yılında 29 Ocak ayın’a rastlar-ki bu gece aşure gecesi,ertesi gün de aşure günüdür..



Bu günün bir öncesi ve bir sonrası na gelen iki gün oruç tutulması sünnettir.

Aşure günü oruç tutmak dinimiz ce yasaktır.



Bir gün evvel ve bir gün sonra tutulan oruç,meleklerin ,peygamberlerin , şehitlerin ve Salihlerin ibadetleri gibi sevap kazanır.



Hadisi şeriflere göre;tavsiyeler aşağıda açıklamıştır.



O gün akrabaları ziyaret etmek, ilim veya zikir yapılan yerde bulunmak, sadaka vermek, çok selam vermek, çoluk çocuğu sevindirmek, o gün eve ufak-tefek erzak almak,bol- bol dua etmek,kuşluk vaktinde iki-öğle ile ikindi vakitleri arasında dört rekat namazı bu gün için kılmak , ”lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-aziym” duasını ümmeti-Muhammed in selameti ve kurtulması için okumak ve aşure gününe gusül abdesti alarak başlamak.



Aşurenin dinsel niteliğine ilişkin halk arasın da söylentiler şunlardır;

----Yerlerin ve göklerin bu günde yaratıldığına inanılması

----Hz Yunus un balığın karnından çıkması

----Hz Eyyyub un hastalıklardan kurulması

----Hz İdris in göğe çıkması

----Hz Musa nın Kızıldeniz i geçmesi ve firavunlara helak olması,sonradan da kurtulması

----Hz İsa nın doğumu, Ölümden kurtulup diri olarak göğe çıkması

----Kıyametin bu gün kopacağına inanılması----Hz. Âdem in tövbesinin kabul edildiği gün

----Hz İbrahim in ateşte yanmaktan kurtulduğu gün

----Hz Yakup un oğlu Yusuf a kavuştuğu gün

----Hz Nuh un gemisinin tufandan kurtulup suların çekildiğin de Cudi dağına oturduğu gün. Yine bu inanışa göre Hz.Nuh gemide kalan erzakların hepsini karıştırıp sulu bir yiyecek pişirilmesini söylemiş.Tufandan kurtulanlar da içtikleri bu tatlı çorba ile bayram etmişler.O günün anısına da bu tatlı çorbanın yapımına devam edilmiştir.

----Hz Hüseyin in Kerbele da Muharrem ayının onuncu günü şehit edilmesi ve onunla beraber burada ölenlerin hatırası , ruhları için pişirilip dağıtılır olmuş.

----Müslümanlar arasında aşure denen çorbanın pişirilip gelen misafire ikramı komşulara dağıtılması geleneği komşuluk ilişkilerini geliştirme , hayır işlemek, hediyeleşmek, gönül almak toplumsal birlikteliği devam ettirmek için güzel bir vesile olmuştur





Trakya da inanışa göre;aşure tenceresinin kapağı 1,5 yasini şerif okunarak dua ile açılır.Kapak içine birikmiş buhar ile parmak ıslatılır, ev halkının gözlerine göz kapaklarına göz altlarına göz içlerine gelen kısımlara “besmele” ile hafifçe şifa niyetiyle sürülür.Aşure nin anlamını bilip ihlas la yemek kişiye şifa verir.



Besin değeri yüksek olan aşurenin bir pozisyonun da yaklaşık 500-600 kalori bulunmaktadır.Az miktarda malzemenin pişirilmesine rağmen çok bereketli olan arşenin bu özelliğini pişirince ;

“aşure can a can katar

pişirince bir köye yeter”

Aşık Muhlis Denizer ;ın mısraları sanırız çok iyi anlatmaktadır

peçete yüzükleri


peçete katlama resimli


3- Kareyi dikkatlice ters çevirin. Yine köşelerini ortaya doğru kapatın. Kare iyice küçülmüş olacak




resimli sofra düzeni


sofra düzeni

Çoğu zaman samimi yemek davetlerinin dışında “özel” diye tanımlanacak bazı davetler vermeye mecbur kalırız. Evimizde vereceğimiz bu davetlerde zaman zaman gerek sofra düzeni gerekse servis esnasında bazı endişelerimiz oluşur.


Bu “özel davet”in en mükemmel olması amacımızdır. Uzun süre verdiğimiz davet hakkında övgü ile konuşulması hangimizi mutlu etmez ki?…

Davetin hazırlanması, amaca göre davet edilen kişilerin saptanması ile başlar… Resmiyet derecesine göre davet edilecek kişiler en az üç hafta öncesinden davetiye veya telefon ile aranarak davet edilmelidir. Çok resmi davetlerde baskılı davetiye daha uygun olacaktır. Ancak; “kişi adı” el yazısı ile yazılmalıdır. Bu davet edilen kişiye verilen değerin bir göstergesidir. Son yıllarda bazı büyük hediye merkezlerinde bu tarz özel kartlar satılmaktadır. Sadece boşlukları doldurmanız yeterli olacaktır. Davet eden kişinin bu nezaketli davranışına karşı cevap verilmesi gerekmektedir.



Davete katılıp katılamayacağınızı bildirmek bir görgü kuralıdır. Eğer davetiye yollandıysa (L.C.V-lütfen cevap verin’in kısaltılması) davet eden kişiye davete katılıp katılamayacağınızı telefon açarak bildirmelisiniz.



Ziyafet Masası

Ziyafet masası hazırlamak zevk işidir. Herkes imkanlarına ve gönlüne göre hazırlar. Ancak; aşağıdaki noktalara da dikkat etmek gerekir. Öncelikle masa örtüsü titizlikle seçilmelidir. Masaya pastel rengi keten, beyaz keten, nakışlı keten veya dantel örtü konmalıdır. Çok renkli alacalı örtü seçimleri ağır davetler için uygun değildir. Masaya konan örtü 30.cm.den fazla sarkmamalıdır. Oturan kişilerin ayaklarına dolanacak şekilde abartılı bir uzunlukta olmamasına dikkat etmek gerekir.



Damak zevkimizi zenginleştirecek bu yeni tatlar, bizim beslenme alışkanlıklarımızla da örtüşüyor. Herse, Pinjur ve Ajvar’ı ister kahvaltıda ekmeğinize sürün, ister meze olarak yiyin, ister makarnanıza sos olarak kullanın, isterseniz de etinizin yanına garnitür olarak alın. Ya da televizyonunuzun karşısında heyecanlı bir film seyrederken elinizdeki cipse eşlik etsin. Seçim size kalmış.



Masa’da “uyum” Çok önemlidir. Yemek takımları, bardaklar, örtü ve diğer gereçler “uyum” içinde olmalıdır. Uyum sofanın ortasına yerleştirilecek bir tanzimle daha da çarpıcı bir hale getirilir. Burada, seçilecek çiçekler bile mümkünse yemek takımlarınızla ve masa örtüsüyle uyum içinde olmalıdır. Bir renk armonisi yaratmak özenle hazırladığınız bu daveti daha da hatırda kalıcı yapacaktır.



Vereceğiniz mönüye uygun olarak tabakları yerleştirmelisiniz. Şayet; mönü’de çorba yer alıyorsa, o takdirde düz yemek tabaklarının üzerinde çorba tabakları yer almalıdır. Eğer çorba mönüde yer almıyorsa o takdirde ordövr servisi için düz ve büyük tabaklar yerleştirilmelidir. Tabakların yerleştirilmesi mönü’deki düzenlemeyle paraleldir.



Sofranızı hazırlarken “peçeteler” özenle katlanmalı ve yerleştirilmelidir. Değişik şekillerde katlanan peçeteler, isteğinize göre yine yemek takımlarınıza uygun halka biçimde bir peçetelik arasına konarak ta sofralarda yerini alabilir.



İste bazı peçete katlamaları;



Kare; Peçete her yönde bir kere katlanır. Sonra “kare” sekline getirilir.



üçgen; peçete önce “kare” sekline getirilir. Sonra, aksi köşeler birleştirilerek “üçgen” sekli verilir.



Koni; peçete önce “kare”, sonra da “üçgen” seklinde katlanır. Dışarıda kalan uç “dik” duracak şekilde olmalıdır.



Çatal-kaşık-bıçak

Kullanış amaçlarına göre, dıştan başlayıp içe doğru gelecek şekilde yerleştirilir. Tabağın sağına kasık ve Bıçak, soluna ise çatal konur. Bıçağın ağzı tabağa dönük olmalıdır.



Tabaklar



Servis tabağı, yemek tabağı, salata tabağı ve ekmek tabağı kullanılmalıdır. Ancak yukarda da bahsedildiği gibi yemek mönüsünde yer alan yiyeceklere göre uygun tabaklar ilave edilebilir.



Masaya Konan Takımların Yerleri



Yemek Çatalı: Tabağın solunda.

Yemek bıçağı; Tabağın sağında.

Yemek kasığı: Tabağın sağında, bıçağın dışında.

Balık Çatalı: Tabağın solunda, çatalın dışında.

Balık bıçağı: Tabağın sağında, yemek bıçağı dışında.

Meze Çatalı: Tabağın solunda, diğer Çatalların dışında.

Meze kasığı: Tabağın ön kısmında.

Çerez ve pasta çatalı: Tabağın ön kısmında, sapı sola doğru.

Çerez ve pasta bıçağı: Tabağın ön kısmında, keskin tarafı tabağa, sapı sağa doğru. Çatalın yanında.

Su bardağı: Tabağın sol ön kısmında

Şarap bardağı: Su bardağının sağında.

Rakı bardağı: Su bardağının yanında.

Tuz, biberlik: İki servis tabağı arasında

Yağ, sirke: Sofranın ortasına yakin.

Hardal ve diğer soslar: Yağ ile sirkeye yakin.

Yağ tabağı: Servis tabağının sol ilerisinde.

Salata tabağı: Servis tabağının sol ilerisinde.

Meyve tabağı: Ortada.

Ekmek tabağı: Ortada.

Çiçek tanzimleri: Masanın ortasında.

Peçete: Servis tabağının solunda.



Yemeklerde Unutulmaması Gerekenler



Yemek süresince dikkat edilmesi gereken bazı davranışlar vardır; bunlardan bazıları…



Tabakta yemek bırakmak pek hoş bir davranış değildir. Ekmeğin ufalanarak yenmesi, yemeğin koklanarak adeta “test” edilmesi, masada saç taramak, makyaj tazelemek, elleri masanın altında tutmak, masada şampanya patlatmak, kürdansız ve aleni bir şekilde diş karıştırmak, sesli bir biçimde burun temizlemek, ev sahibinden önce yemeğe başlamak ve masada kül tablası konmamışsa ısrarla sigara içmeye çalışmak, puro vb. herkesçe hoşlanılmayacak tütünleri müsaadesiz içmek ve yemek devam ederken izinsizce sofrayı terk etmek, abartılı gülmek veya uzun sıkıcı konuşmalar yaparak diğer konukları rahatsız etmek yapılmaması gereken davranışlardandır.



Servis Kuralları



Servisi evin hanimi yapıyorsa, sağında oturan bayandan başlanır.



Servisi garson yapıyorsa, servise ev sahibinin sağında oturan bayandan baslar, soldan devam eder, en son ev sahibine servis yapar.



Garsonun elinden hiç bir şey alınmaz. Garsondan bir şey istenecekse alçak sesle istenir.



Tatlı servisinden önce masa temizlenir.



İçki istenmediği zaman açıkça söylenmelidir. Kadeh el ile veya ters kapatılmaz.



Servisler yapılırken ısrarcı olunmamalıdır. Ancak; yemeğin niteliğine göre serviste 2. kez istenip istenmediği kişilere sorulabilir.



Yemekte Görgü Kuralları:



Bıçak kullanmak gerekince, Çatal sol elle tutulur. Bu durumda bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına bastırılarak “kesme” işlemi yapılır.



Bıçak kullanıldıktan sonra masaya bırakılmaz. Tabağın üst yarısına, kendinize doğru yanlamasına ve keskin tarafı içe gelecek şekilde konur.



Çatal da kullanıldıktan sonra masaya bırakılmaz. Bıçağa paralel şekilde soluna ve sapı sağda, ağzı yukarı doğru konur.



Çorba kasığı, Çorba tabağının sağına konur.



Kaşık da bıçak gibi kullanılır. Salata ve Çerez çatalı, yemek çatalından daha kısadır. Yemekle birlikte salata da verilecekse, salata çatalı yemek tabağının soluna, yemek çatalının iç tarafına konur.



Balık Çatalı ise daha kısa ve düzdür. Kasığın sağına konur.



Tatlı kaşığı, tatlı tabağının içine konur.



Servis Çatal ve kasıkları, servis yapılacak yemeklerin tabaklarına konur. Kişi rahatça alabilmelidir.



Ancak; konukların önüne 3′den fazla Çatal, kaşık ve bıçak koymamaya dikkat edilmelidir. Gerekirse yemek esnasında bu servisler kaldırılır ve gerekli olanlar düzenlenir.



Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde ise servis tabağının içine konur. Ancak; bahsettiğimiz gibi eğer dekoratif bir peçetelik söz konusuysa tabağın sol tarafına veya önüne gelecek şekilde yerleştirilebilir.



Peçete, sağ üst kösesinden tutularak açılır. Dizlerin üzerine yerleştirilir. İşi bittikten sonra yemek tabağının sağına katlanarak konur. Buruşturarak koymamaya özen gösterilmelidir. Kağıt peçete kullanılmışsa “top” yapılıp tabağa konmaz. özel davetlerde her ne kadar kullanılmıyorsa da kumaş peçeteleri aratmayacak güzellikte kağıt peçeteler eğer sofraya uyum sağlıyorsa kullanılabilir.



Davet bitiminde ev sahibine teşekkür etmek unutulmamalıdır. Hatta bir gün sonrasında tekrar telefon edilmeli ve bu nazik davet ve güzel yemek için bir kez daha iltifat edilmelidir.







Devamı: http://www.mutfaksirlari.com/sofra-duzeni#ixzz0bpzKPmEd